REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Kapadokya Haber – Nevşehir Haberleri

sakarya escortsakarya escortsakarya escortmaltepe escortsakarya escortsakarya escort
Blok Bims

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Kapadokya Fm’de Unutulmadı

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Kapadokya Fm’de Unutulmadı
16
26 Kasım 2019 - 9:09
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ömer KAVAK’ın hazırlayıp sunduğu Görmeyen Gözler Programı’nın konukları Nevşehir Barosu Avukatlarından Avukat Sema YURTBİLİR YAVUZ ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde görevli Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Leyla KAHRAMAN YÜCE idi.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olması sebebi ile kadına yönelik her türlü şiddet ile mücadele yöntemlerinin konuşulduğu program dinleyicilerimizden gelen yoğun sorularla devam etti.
Bizlere soru yazdıran, telefon ile bağlanan, desteklerini eksik etmeyen herkese teşekkürlerimizi sunarız.
Kapadokya’nın sesi Kapadokya FM! 94.5! 0384 213 2439

 

Kadına yönelik şiddet, ulusal ve uluslararası tüm gelişmelere rağmen, coğrafi sınır, ekonomik gelişmişlik ve öğretim düzeyine bakılmaksızın tüm dünyada ve kültürlerde yaygın olarak görülen evrensel bir sorundur.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün geçmişten günümüze uzanan kanlı bir tarihi var. İşte o olay:

25 Kasım 1960’ta Dominik Cumhuriyeti‘nde diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kız kardeş Patria, Minerva, Maria Mirabel’in cesetleri bir uçurumun dibinde bulundu. Mirabel kardeşlerin, tecavüz edilerek vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı ve onlar diktatörlüğe karşı mücadelenin sembolü oldu. Bütün dünyada yankı bulan bu gelişmeler karşısında Birleşmiş Milletler 17 Aralık 1999’da, 25 Kasım’ın “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak benimsenmesine karar verildi.

 

Mirabel kardeşlerin öldürülmesinden sonra ertesi sabah gazetelerde bu ölümlerin bir kaza sonucu meydana geldiğini anlatan bir haber çıktı. Ama gerçek göründüğü gibi değildi. Mirabel kardeşler, ülkelerinde siyasal özgürlük için kararlılıkla mücadele ederek Latin Amerika’daki diktatör Rafael Leonidas Trujillo’ya meydan okudu .Bu yüzden diktatörlük tarafından zulme uğrayarak pek çok kez hapsedildiler ve en son olarak da 25 Kasım 1960 yılında arabalarından zorla indirilerek tecavüz ve işkenceyle katledildiler. Sonrasında, bu katliam kayıtlara “araba kazası” olarak geçti.

1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın kurultayında; 25 Kasım , “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul edildi. Daha sonra 1985 yılında, BM tarafından “25 Kasım, kadına yönelik şiddetin yok edilmesi için uluslararası mücadele” günü ilan edildi.

Pedro Mir (Dominikli şair) tarafından “Amén de Mariposas” (Kelebeklerin Amini) adlı, üç kız kardeşin katlini kınadığı şiirinde kullanıldı. Aynı dönemde, Dominik Cumhuriyeti’nde ve Amerika’da en çok satan yazar olan Julia Alvarez, Mirabel kız kardeşlerin hayatını anlattığı romanını In the Time of The Butterflies (Kelebekler Zamanı) yayımladı. Ve bu kitap, Mirabel kız kardeşlerin kelebekler olarak tanınmasına neden oldu. 2000 yılı 25 Kasım’ında Mirabel Kardeşlerin cesetleri doğdukları köye kadın örgütleri tarafından taşındı.

ŞİDDETİN ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Psikolojik şiddet: Kadını küçük görerek onu herhangi bir işi yapamaz, beceriksiz biri olarak itham etme, kişiliğini ve fikirlerini önemsememe, bağırma, lakap takma, sürekli olarak eleştirme, emir yağdırma, surat asma, davranışlarını ve yaptıklarını sürekli kontrol etme, iş hayatında ve sosyal hayatta karşısına çıkan fırsatlara engel olma vb. pek çok davranış bu kategoriye girmektedir.

Cinsel şiddet: Cinselliğin kadına yönelik bir tehdit, yaptırım ve kontrol etme aracı olarak kullanılması şeklinde tanımlanmaktadır. Cinsel şiddet, kadının istemediği riskli ve utanç verici bir şekilde cinsel ilişkiye zorlanması durumudur. Bunun en başta gelen uygulaması tecavüzdür. Ayrıca başkalarıyla cinsel birlikteliğe zorlama, istemediği biriyle evlenmeye zorlama, çocuk yaşta evlendirilme, telefon, mektup, sosyal medya aracılığıyla cinsel içerikli davranışlara maruz kalma ve taciz, diğer yaygın cinsel şiddet örnekleridir.

Sözel şiddet: Onur kırıcı, tahkir edici, küfürlü veya kaba şekilde konuşma bu şiddet türünün örneklerindendir.

Ekonomik şiddet: Var olan maddi kaynakların, imkânların veya paranın kadın için bir tehdit veya yaptırım aracı olarak kullanılması durumudur.

Sosyal şiddet: Toplumsal baskı yoluyla birey olarak kadını zora sokmayı amaçlayan durumlardır. Bireyin kadın olduğu için ikinci sınıf görülmesi ve toplumsal rollerinin kısıtlanması, en yaygın sosyal şiddet türüdür.

 

Ayrıca savaş, terör, ekonomik ve dinî gerekçelerle yaşanan ve toplumun geneliyle birlikte katlandıkları şiddetin yanı sıra, kadınların sadece “kadın” olmaları sebebiyle uğradıkları zorluklar, kadına yönelik şiddetin diğer yansımalarıdır. Savaş veya krizlerde hiçbir rolleri olmadığı halde sırf erkek akrabalarına acı çektirmek için tutsak edilen kadınların maruz kaldığı şiddet, bu durumun en acı örneğidir.

ŞİDDETE UĞRAYAN KADINLARIN BİLANÇOSU

Sayıları yeterli olmamakla birlikte bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası bazı çalışmalar, şiddetin aslında evrensel bir sorun olduğunu gözler önüne sermektedir. Zira dünyada kadına uygulanan şiddet; din, dil, ırk ayırt etmeksizin çok yaygın olarak karşılaşılan bir problemdir. Örneğin, Kuzey Hindistan’da yaşayan kadınların %17’sinin fiziksel, %22’sinin cinsel şiddete maruz kaldıkları saptanmıştır. Yine Doğu Londra’da kadınların %61’inin aile içi şiddet yaşadığı, %87’sinin cinsel saldırıya uğradıkları belirlenmiştir. Nikaragua’daki kadınların ise %52’si yaşamlarının bir bölümünde şiddete maruz kalmaktadır. Japonya’da da kadınların %67’sinin fiziksel şiddet deneyimleri bulunduğu bildirilmektedir. Washington’da yapılan bir araştırmada ise, kadınların %27’sinin eşleri tarafından uygulanan fiziksel şiddete maruz kaldıkları ve bu kadınların %24’ünün de uygulanan şiddet sonucu yaralandıkları belirtilmektedir.

Dünya çapında fiziksel şiddet gören kadınların tahmini oranının yaklaşık %25-50 olduğu rapor edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2013 yılında yayımladığı rapora göre ise, dünyadaki kadınların %35’i şiddete maruz kalmaktadır. Raporda eşleri tarafından şiddete maruz kalan kadınların oranları kıtalara göre şu şekilde verilmektedir: Güneydoğu Asya %37,7; Afrika %36,3; Amerika %29,8; Avrupa %25,4.

Birleşmiş Milletler’in (BM) 2010 yılında hazırladığı Dünya Kadınları Raporu’na göre, Filipinlerde kadınların %15’i, Zambiya’da %59’u hayatlarında en az bir kere fiziksel şiddete uğramaktadır. Yine Filipinlerde kadınların %10’u, Zambiya’da %48’i birlikte yaşadıkları kişilerden fiziksel şiddet görmüştür. Raporda en düşük ve en yüksek cinsel şiddet verileri ise; Azerbaycan’da %4, Meksika’da %44 olarak verilmektedir. Yine Azerbaycan’da kadınların %3’ü, Meksika’da %11’i birlikte yaşadıkları kişilerden cinsel şiddet gördüklerini ifade etmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünyada her yıl 5.000 kadın “namus” adına işlenen cinayetlere kurban gitmektedir. Ülkemizde, “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet” ile ilgili 2008 ve 2014 yılları arasında yapılan araştırma sonuçları ise şu şekildedir:

2014 araştırmasında ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı %36’dır. Bu oran 2008 araştırmasında %39’dur.
Yaşamının herhangi bir döneminde duygusal şiddet yaşayan kadınların oranı %44’tür. Bu oranın 2014 ve 2008 araştırmalarında değişmediği gözlemlenmektedir.
2014 araştırmasında yaşamının herhangi bir döneminde cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranının %12 olduğu tespit edilmiştir. Bu oran 2008 araştırmasında %15’tir.
2014 araştırmasında yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı %38’dir. Bu oran 2008 araştırmasında %42’dir.
2014 araştırmasında kentte fiziksel şiddet oranı %35 iken kırda %37,5’tir. Bu oran 2008 araştırmasında kentte %38, kırda %43’tür.
2014 araştırmasında yaşadıkları fiziksel şiddet sonucunda yaralanan kadınların oranı %26’dır. Bu oran 2008 araştırmasında %25’tir.
2014 araştırmasında en az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmış kadınlardan eğitimi olmayanların oranı %43, lisans ve lisansüstü üzeri düzeyde eğitimli olanların oranı %21’dir. 2008 araştırmasında bu oran eğitimi olmayan kadınlar için %55,7’dir.
2014 araştırmasına göre kadınların yaşı arttıkça ve eğitim düzeyleri düştükçe cinsel şiddete uğrama riskleri artmaktadır. Ayrıca boşanmış/ayrı yaşayan kadınların cinsel şiddete maruz kalma oranları bu grup dışındakilere göre daha fazladır.

Türkiye’deki kadınların şiddete maruz kalma oranları Tayland (34), Brezilya (34), Tanzanya (33) gibi ülkelerin oranlarına yakındır. Bütün bu verilerin ortaya koyduğu üzere, kadına yönelik şiddet birçok ülkeyi ilgilendiren önemli bir sorundur.

Türkiye’de kadına uygulanan şiddet ve bu sorunla ilgili çözüm arayışları, bugüne kadar hem sivil hem de kamu kuruluşlarınca ele alınmıştır. Önemli bir problem olarak görülen bu durumun düzeltilmesi için yapıcı, ciddi yaklaşımlar sergilenmiştir. Ancak bütün çabalara rağmen çeşitli sebeplerden ötürü bu konudaki toplumsal bilinç fazla gelişmemiş ve kadına şiddet konusunun içi, doğru bilenen pek çok klişe yanlışla doldurulmuştur. Bu çalışma bu klişeleri tartışmak ve bilimsel verilerle doğru bilinen yanlışları düzeltmek amacıyla hazırlanmıştır.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.