SALİH AÇIKGÖZ; “MERKEZ İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİDEN ADAY OLMAYACAĞIM”
Türk Eğitim-Sen Yönetimini 110 Delege Belirleyecek
Avanos-Kayseri yolu üzerinde kaza
Başkan Gülmez’i gururlandıran tablo

ALAMAN CUMHURBAŞKANININ KARIN AĞRISININ ANALİZ RAPORU - Ömer Durmuş

Yazdır
Paylaş
“Türkiye Dünya Bankası Grubu’nun (WBG) en büyük orta gelirli ortaklarından birisidir...
ALAMAN CUMHURBAŞKANININ KARIN AĞRISININ ANALİZ RAPORU

“Türkiye Dünya Bankası Grubu’nun (WBG) en büyük orta gelirli ortaklarından birisidir. 735 milyar ABD doları büyüklüğündeki gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) ile Türkiye dünyanın 18. büyük ekonomisidir. On yıldan kısa bir süre içerisinde, ülkede kişi başına düşen gelir neredeyse üç kat artarak 10.000 ABD dolarını aşmıştır. 2008 yılında başlayan küresel ekonomik kriz ekonomik büyümeyi yavaşlatsa da, ekonomi direncini korumuş ve Türkiye’yi bölgedeki diğer ülkelerin dersler çıkarabilecekleri bir örnek haline getirmiştir. Kriz sonrasında işgücü piyasaları hızla toparlanmış ve mevsimsel olarak düzeltilmiş işsizlik ve istihdam oranları kriz öncesi düzeylere gelmiştir.

Türkiye geçtiğimiz on yıl içerisinde rekabetçilik anlamında önemli ilerlemeler kaydetmiş ve örneğin Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Rekabetçilik Endeksinde 16 sıra yükselerek 43. sıraya yerleşmiştir. Aynı dönemde, 1 milyar ABD dolarının biraz üzerinde olan Yabancı Doğrudan Yatırım (YDY) son beş yılda ortalama 13 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
Ayrıca, 2001 sonrasında gerçekleştirilen temel reformlar Türkiye’nin finansal sektörünün küresel ekonomik krize rağmen nispeten güçlü kalmasına olanak tanımıştır. Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında kriz sonrasında bankacılık sektörüne kamu desteği sağlamayan tek ülke olmuştur.

Türkiye’nin ekonomik görünümü diğer Avrupa ülkelerine ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesine göre olumlu olmakla birlikte, ülkenin önündeki en önemli orta vadeli zorluk, bir yandan büyümeyi ülke çapında daha az volatil ve daha sürdürülebilir hale getirmek için dış tasarruflara olan bağımlılığı azaltırken, aynı zamanda üretkenliği ve rekabet gücünü arttırmaktır.

Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ile köklü ancak karmaşık bir ilişkiye sahiptir. AB, Türkiye’nin en büyük ekonomik ortağıdır ve Türkiye’nin 2011 yılındaki ticaretinin yüzde 46’sını oluşturmaktadır. Türkiye 1999 yılında gerçekleştirilen Helsinki zirvesinde tam üyelik için aday ülke statüsüne kavuşmuştur. Katılım müzakereleri Ekim 2005’te başlamıştır ve bazı siyasi engellere (Kıbrıs ile ilişkiler dahil olmak üzere) rağmen ilerlemeye devam etmektedir. Haziran 2011 seçimlerinin ardından, Hükümet AB’ye katılım sürecini yürüten kurumu bakanlık statüsüne yükselterek Avrupa Birliği Bakanlığı’nı kurmuştur. Müktesebatın 13 faslı üzerindeki müzakereler şu anda açık durumdadır.

Türkiye OECD ve G20 üyesidir ve ikili Resmi Kalkınma Yardımlarının (ODA) giderek daha fazla önem kazanan bir donörüdür.”

http://www.worldbank.org/tr/country/turkey/overview linkine tıkladığınızda yukarıdaki rapora aynen ulaşabilirsiniz. Hem zahmet etmeyin diye kelimesi kelimesine aktardım. Hem de yer kaplasın, köşe yazısı kalabalık görünsün istedim.

Adamın sancısı gayet iyi anlaşılıyor değil mi? “Adam kim?” demeyin, Alaman Cumhurbaşkanı. Şu ODTÜ’den bize ders verme zavallılığını sergileyen antikomünist eski papaz. Ben adamı anlıyorum, sancısını da anlıyorum. Onu anlıyorumda yıllarca emperyal güçlere meydan okuduğunu iddia edip bu adamı alkışlayan ODTÜ’lü kardeşlerimi anlayamıyorum. Bizimkilerin Başbakan’a vuran herkese destek çıkma saplantısını anlayamıyorum. Bu zihniyetin 1 Mayıs’ta bayramı savaşa dönüştürme gayretkeşliğini anlayamıyorum. Provokatörlüğe soyunan milletvekillerinin “bizim diktatörümüz 1 Mayıs’ı yasaklıyor, Suriye Devlet Başkanı Sayın Pek Muhterem Büyük İnsan Gadasını Aldığım Kurban Olduğum Eşsiz Lider Demokrasi Kahramanı İyilik Timsali Beşşar Esed hazretleri işçilerin bayramını kutluyor bakın da lider görün” tarzındaki hezeyanlarını anlayamıyorum.

Anlayan biri varsa bana bir anlatıverse büyük sevaba girer. Hangi mantıkla, vatanseverlikle, milli duygularla, sosyal demokratlıkla, bunlar yapılıyor? Bunlardan Türkiye’nin menfaati ne? Alaman Cumhurbaşkanına şakşakçılık yapmakla, 1 Mayısta ortalığı yakmakla, TOMA’nın önüne yatmakla kişi başına düşen milli gelirimiz ne kadar artıyor, biri bana anlatıversin. Bu yapılanlar uluslararası platformlarda itibarımızı ne kadar yükseltir, açıklayıversin.

Bir diktatörün ülkesine gidip ona sallayacaksın, seni alkışlayacaklar, var mı öyle bir şey, görülmüş müdür? Alaman Cumhurbaşkanı sıkıysa gitsin Kuzey Kore’de bu tarz ders vermeye kalksın! Yerse bunları Suriye’de söylesin, Mısır’da, Çin’de höykürsün. Alkışçıları, şakşakçıları yalakalıklarını oralarda yapsınlar da görelim hallerini. Bırakın bu ülkeleri, ders vermeye kalkan Cumhurbaşkanı’nın Alamanya’sında, Fransa’da, İngiltere’de böyle ötemezler.

Bizim kimsenin aklına ihtiyacımız yok, biz daha dün devlet olmadık beyler!

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Ömer Durmuş Yazıları
Firma Rehberi Seri İlanlar
© Copyright . Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.