Eğitim-Bir-Sen’den Acıgöl’de istişare ve değerlendirme toplantısı
MHP İl Başkanı ve yönetiminden Türk Eğitim-Sen’e hayırlı olsun ziyareti
Hoş geldin Atatürk
Çanak çömlek hayatın her alanında

Son Vesayet, Senin de Sonun Geldi - Ömer Durmuş

Yazdır
Paylaş
23 Ekim 2011 günü, Türkiye saati ile 13:41'de Van'da meydana gelen ve 25 saniye süren depremle ilgili birkaç hatırlatmadan sonra mevzuya geleceğim. Depremle vesayetin ne alakası var demeyin. Depremin merkez üssü Van'a 17 kilometre uzaklıktaki Tabanlı köyüdür.
Son Vesayet, Senin de Sonun Geldi
23 Ekim 2011 günü, Türkiye saati ile 13:41'de Van'da meydana gelen ve 25 saniye süren depremle ilgili birkaç hatırlatmadan sonra mevzuya geleceğim. Depremle vesayetin ne alakası var demeyin. Depremin merkez üssü Van'a 17 kilometre uzaklıktaki Tabanlı köyüdür. Yapılan değerlendirmelerde depremin büyüklüğü; Kandilli Rasathanesi tarafından Richter ölçeğine göre 6.6 ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu tarafından ise 7.2 olarak duyuruldu. Kandilli Rasathanesi'nden daha sonra yapılan açıklamada, deprem şiddetinin merkez üssünde 9 olduğu belirtildi ve depremin moment büyüklüğü 7.2 olarak düzeltildi.
Deprem, Ulusal Kuvvetli Yer Hareketi Gözlem Ağı'na bağlı 22 istasyon tarafından kaydedildi. Hakkari, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi çevre illerde İran ve Kuzey Irak'ta da hissedilen depremde binalar yıkıldı, elektrik ve telefon hatları kesildi. Richter ölçeğine göre 7.2 büyüklüğündeki deprem, Cumhuriyet tarihi boyunca Anadolu'da meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.
28 Ekim günü sabah saatlerinde AFAD'dan yapılan açıklamada; Van ili Merkez ilçesi, köyleri ve Erciş ilçesi merkez mahallelerinde TSİ 09:30 itibariyle 10.621 binanın incelendiği; 5739 binanın hasarlı ve oturulmaz, 4882 binanın hasarlı ancak oturulabilir olduğu ve tespit çalışmalarına devam edildiği belirtildi. Deprem nedeniyle toplam 2262 bina yıkıldı.
Depremin etkisiyle elektrik ve telefon hatları kesildi, Van - Erciş karayolu üzerinde üç ayrı noktada çökme meydana geldi. Çökmeler nedeniyle karayolu ulaşımının sağlanmasında güçlükler yaşandı. Van merkezde, doğalgaz boru hattında meydana gelen sızma nedeniyle doğalgaz akımı kesildi. Bazı mahallelerde boru hatlarında meydana gelen patlama nedeniyle, şehrin bazı kesimlerine su verilemedi.
Bütün bunlar yaşanırken cübbesinin yakasını okşamaktan başka hiçbir şey yapmayanların gözü önünde 10 gün içinde Van için toplu konut ihalesine gidildi, 1 ay sonrasında temel atıldı, 5 ay kar kalkmamasına rağmen 10 ay gibi kısa bir sürede 15bin341 konut inşa edilerek afetzedelere teslim edildi. Yeni bir Van kuruldu. İnsanların yaraları sarıldı. Bunlar Türkiye’de yaşandı gelişmiş bir Avrupa ülkesinde değil. Türkiye’yi muz ülkesi zannedenler bu manzarayı hayal bile edemezlerken yaşandı bütün bunlar.
Van depremini Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde baro başkanı hatırlattı bize, unutmuştuk. Kendisi de zannımca ilk kez hatırladı Van’ı. Yolunu bilir mi bilmem. Geçmiş midir kıyısından köşesinden? Kaç depremzede görmüştür hayatında? Ama bütün bunlar önemli değil. Önemli olan kürsüden milletin iradesine ders verebilmek. Fiyakalı cübbeyle Danıştay Başkanı’nın 25 dakika konuştuğu programda 1 buçuk saat Van depremi üzerinden siyaset yapabilmek. Diktatörlükle suçladıkları adamın karşısında alakalı alakasız konuşabilmek. Önemli olan yargının yürütme ve yasama üzerindeki hakimiyetini devam ettirebilmek.
Başbakan dayanamadı Davos’ta olduğu gibi, ayağa kalktı, anladıkları dilden konuştu. Kimileri gereksiz olarak görebilir bu davranışını, yüksek mahkeme salonlarında alışık olmadığımız bir manzara çünkü, ezber bozan bir manzara ama o hep şaşırtıyor bizi. Biz onun bu halini seviyoruz zaten. Ardından Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve şaşırdık ama Anamuhalefet Lideri de salonu terkettiler, milletin iradesine sahip çıktılar.
Sıkıldık artık bu tür programları izlemekten. Herkesin suratı sirke satıyor. Kürsüye çıkan fırça atıyor. Bu kuruluş yıldönümü programları için benim bir teklifim var. Tıpkı ilkokullarda 23 Nisan, liselerde 19 Mayıs kutlamaları gibi bu programlarda stadyumlarda olsun. Resm-i geçitler, kule kurmalar, ponpon sallamalar… Daha eğlenceli olmaz mı? Bu anlamsız ritüeller milleti yönetenleri sıktığı kadar, milleti de sıkıyor artık. Dünyanın hangi ülkesinde böyle programlar var merak ediyorum? Benim bildiğim kadarıyla Uganda’da yok, Çin’de var mı? Ya Kuzey Kore’de? Mısır’da varsa şaşırmam, yakışır.
Bu hadisede tüm yüksek yargı organlarına “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” mesajı verdi Başbakan. “Yargıya müdahale” diye kıyameti koparanlar, yasama ve yürütmeye müdahale etmeyi görev sayıyorlardı ama Başbakan “One Minute” dedi. Bugünden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır, diye tahmin ediyorum. Yüksek yargı organlarının kuruluş yıldönümü programları milletin iradesini ezme ayini olmaktan çıkacaktır.
Başbakan bugünkü performansıyla son vesayete de son vererek milletin nezdinde 10 üzerinden 10 puan almıştır. Bu çıkış bir dönemeçtir. 2023 hedeflerine atılan sağlam bir adımdır. 2071 sevdasının başlangıç noktasıdır. Büyük Türkiye’nin müjdecisidir. Milletimize hayırlı olsun.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Ömer Durmuş Yazıları
Firma Rehberi Seri İlanlar
© Copyright . Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.